TCMB raporu: enerji fiyatları ve jeopolitik riskler ekonomiyi zorluyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık değerlendirme raporunda enerji fiyatları, jeopolitik riskler, enflasyon ve kredi piyasalarındaki gelişmelerin ekonomiyi zorladığını bildirdi. Raporda enflasyon beklentileri ve küresel belirsizliklerin arttığı vurgulandı.

TCMB raporu: enerji fiyatları ve jeopolitik riskler ekonomiyi zorluyor
Yayınlanma: Mayıs 13, 2026 Güncelleme: Mayıs 13, 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık değerlendirme raporunda küresel ekonomi, enflasyon, kredi piyasaları ve büyüme beklentilerine ilişkin önemli tespitler paylaştı. Raporda özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, jeopolitik riskler ve enflasyon beklentilerindeki artışın ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

Enerji fiyatlarında yüksek seyir ve küresel enflasyon riski

TCMB’nin değerlendirmesinde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yüksek seyrin ve sert dalgalanmaların sürdüğü belirtildi. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin fiyatların gelecekteki yönü üzerinde belirleyici olacağı ifade edildi.

Raporda ayrıca emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon riskini artırdığı vurgulandı. Merkez bankalarının hem enflasyon hem de büyüme üzerindeki baskıları dikkate aldığı belirtilirken, jeopolitik risklerin etkisiyle gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışlarının sürdüğü kaydedildi.

Kredi piyasasında faizler yükseldi, finansal koşullar sıkılaştı

13 Mart–17 Nisan dönemine ilişkin verilerde bireysel kredilerde büyümenin hızlandığı, özellikle ihtiyaç ve taşıt kredilerinin artışta etkili olduğu bildirildi. Aynı dönemde finansal koşullarda sıkılaşma dikkat çekti.

TL mevduat faizlerinin yüzde 47,2’ye, TL ticari kredi faizlerinin yüzde 49,3’e yükseldiği raporda yer aldı. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 63,1’e çıkarken, konut kredisi faizleri yüzde 36,8, taşıt kredisi faizleri ise yüzde 39,6 seviyesine ulaştı. TCMB ayrıca kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklik yapıldığını ve deprem bölgesine yönelik bazı kredi istisnalarının kaldırıldığını açıkladı.

TCMB’nin brüt rezervlerinin 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar dolara gerilediği, Türkiye’nin 5 yıllık CDS priminin ise 233 baz puana düştüğü bilgisi paylaşıldı. Aynı dönemde tahvil ve hisse piyasalarında toplam 3,7 milyar dolarlık net portföy çıkışı yaşandığı belirtildi.

Ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri

Raporda ekonomik aktiviteye ilişkin göstergelerde yavaşlama sinyallerinin öne çıktığı ifade edildi. Şubat ayında perakende satışlar aylık yüzde 0,2 düşerken, sanayi üretimi yüzde 2,6 arttı.

İstihdamın 32,2 milyon kişiye gerilediği, işsizlik oranının ise yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyrettiği belirtildi. Şubat ayında cari işlemler açığının 7,5 milyar dolar olduğu, 12 aylık cari açığın ise 35,4 milyar dolara yükseldiği kaydedildi.

Turizm gelirlerinin güçlü seyrini koruduğu, hizmetler dengesi fazlasının 62,6 milyar dolar olarak gerçekleştiği aktarıldı. Bu verilerin dış denge açısından bazı olumlu unsurlar barındırdığı ifade edildi.

Enflasyon ve faiz politikası değerlendirmesi

Mart ayında tüketici enflasyonunun yüzde 1,94 arttığı, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,87 seviyesine gerilediği bildirildi. Enerji fiyatlarındaki artışın özellikle ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonu etkilediği ifade edildi.

Enerji grubunda aylık artışın yüzde 4,75 olduğu, hizmet enflasyonunun yüksek seyrini sürdürdüğü ve kira enflasyonunun yıllık bazda yüzde 52,45 olarak gerçekleştiği raporda yer aldı. Nisan ayında enerji ve gıda fiyatlarının enflasyon üzerinde belirleyici olacağı vurgulandı.

Para Politikası Kurulu’nun politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğu, gecelik borç verme faizinin yüzde 40, borçlanma faizinin ise yüzde 35,5 seviyesinde korunduğu belirtildi. TCMB, enflasyonda kalıcı bozulma görülmesi halinde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceği mesajını verdi.

Genel değerlendirmede, enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin küresel ekonomi üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği, finansal koşulların ise sıkı seyrini koruduğu ifade edildi.