Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle görüştü, fethi kabir kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 yıl önce İstanbul Şişli’de evinde öldürülen Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede dosyadaki son durum, şüpheli 4 kişi için fethi kabir kararı ve DNA incelemeleri ele alındı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle görüştü, fethi kabir kararı
Yayınlanma: Mayıs 7, 2026 Güncelleme: Mayıs 7, 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 yıl önce evinde boğazı kesilerek öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle Adalet Bakanlığı’nda bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede cinayet dosyasına ilişkin son gelişmeler ele alınırken, aileye süreç hakkında bilgi verildi ve soruşturmanın mevcut durumu paylaşıldı.

Adalet Bakanlığı’nda gerçekleşen kritik görüşme

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, ağabeyi İlker Tuğaltay ve ailenin avukatlarını Adalet Bakanlığı’nda kabul etti. Görüşme, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul’un Şişli ilçesinde meydana gelen cinayetin ardından yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirildi.

Bakanlıkta yapılan buluşmada aileye başsağlığı dileklerini ileten Gürlek, olayın aydınlatılmasına yönelik devletin sorumluluğuna dikkat çekti. Görüşmede dosyanın yeniden değerlendirilmesi ve mevcut delil durumunun ele alındığı aktarıldı.

Faili meçhul dosyalar yeniden incelemeye alınıyor

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın da dosyaya ilişkin teknik ve koordinasyon desteği sağladığı belirtildi. Bu kapsamda kamuoyunun yakından takip ettiği bazı dosyaların yeniden incelendiği ifade edildi.

Bakan Akın Gürlek, görüşmede yaptığı değerlendirmede, bu tür cinayet dosyalarının farklı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ve teknik imkanların soruşturma makamlarının kullanımına sunulduğunu belirtti.

Fethi kabir ve DNA incelemesi kararı

Görüşmede en dikkat çeken başlıklardan biri, şüpheli olarak değerlendirilen ancak hayatını kaybetmiş 4 kişi için “fethi kabir” yapılmasına yönelik süreç oldu. Ailenin talebi üzerine başsavcılığın bu işlemi uygun bulduğu aktarıldı.

Bunun yanı sıra, şüpheliler yönünden gerekli görülmesi halinde DNA örneklerinin alınabileceği de ifade edildi. Ayrıca binaya sonradan giren 12 kişinin DNA incelemesine tabi tutulabileceği ve o dönem görev yapan cinayet bürosu ekipleriyle yeniden görüşüleceği belirtildi.

“Suç varsa fail vardır” vurgusu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, görüşmede yaptığı açıklamada, her suçun mutlaka bir failinin olduğunu belirterek soruşturmaların bu çerçevede yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Gürlek, delillerin geçmişte toplanmamış olmasının bugün değerlendirilmeyeceği anlamına gelmediğini söyledi.

Şüpheli görülen tüm iz, bulgu ve verilerin günümüz teknolojisiyle yeniden incelenmesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, devletin tüm imkanlarının bu süreç için seferber edileceğini dile getirdi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin rolü

Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin soruşturma makamı olmadığı, ancak teknik destek ve koordinasyon sağladığı ifade edildi. Bakanlık, bu birimde görev yapan uzmanların dosyalara farklı bir perspektiften yaklaştığını belirtti.

Ayrıca ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışılarak teknik imkanların soruşturma süreçlerine dahil edilmesinin amaçlandığı aktarıldı. Bu kapsamda sürecin hızlandırılması ve mevcut verilerin yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.

Ailenin talepleri ve teşekkürleri

Görüşmede Çağla Tuğaltay’ın ailesi de soruşturmayla ilgili görüş ve taleplerini Bakan Gürlek’e iletti. Aile bireyleri, dosyanın yeniden gündeme alınmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, bugüne kadar sürece yeterince erişemediklerini ancak ilk kez bu düzeyde bir ilgi gördüklerini ifade ederek Bakan Gürlek’e teşekkür etti. Ağabey İlker Tuğaltay da yapılan girişimlerden dolayı memnuniyetini dile getirdi.

Çağla Tuğaltay cinayeti dosyası

15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Şişli’deki evinde boğazı kesilerek öldürülmüştü. Olay, annesinin eve gelmesiyle ortaya çıkmış ve uzun yıllardır faili meçhul olarak gündemde kalmıştı.

Olay yerinde herhangi bir hırsızlık izi, kapı zorlaması veya cinsel saldırı bulgusuna rastlanmadığı belirtilmişti. Cinayet dosyası, yıllar içinde DNA teknolojisindeki gelişmelerle birlikte yeniden değerlendirme konusu oldu.

Soruşturmanın güncel durumu

Yaklaşık 26 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyası, zaman zaman yeni delil ve değerlendirmelerle yeniden gündeme geliyor. Dosya, yapılan yasal düzenlemeler sonrası zaman aşımından kurtarılmış durumda bulunuyor.

Soruşturmanın günümüzde de sürdüğü ve elde edilen yeni teknik imkanlarla dosyanın yeniden ele alındığı ifade ediliyor. Sürecin ilerleyen dönemde nasıl sonuçlanacağı ise soruşturma makamlarının değerlendirmelerine bağlı olarak şekillenecek.

Adalet Bakanlığı ile ailenin gerçekleştirdiği görüşmenin ardından dosyaya ilişkin teknik incelemelerin ve adli süreçlerin devam edeceği belirtildi.